Bölüm 1: Fetüs
Britanya’nın Dubris bölgesinde karamsar bir sonbahar günüydü. Dünya güneşe küsmüş, bulutlar ağlarken, rüzgar da akan gözyaşlarını silmeye çalışırcasına fırtına estiriyordu. Falezlerin birinin ucunda yapılmış bir ev vardı, evin ilk katı sert ve pürüzlü taşlarla yapılmıştı ve eski olduğundan yosun tutmuştu , evin üst katı ise kerpiçten yapılmıştı ve tahtalarla destekleniyordu fakat fırtına esintisi tahtaları adeta pençeleriyle koparmak istiyordu. Bu eve birbiriyle savaşan nefeslere zorla direnen iki bitkin ihtiyar yaklaştı. İhtiyarlardan biri bıyıklı diğeri ise tamamen sakallıydı ve ikisininde saçları kısaydı ama hiç dökülmemişti. Bıyıklının zayıf yüzünde yuvarlak gözlükler, sıska vücudunda temiz beyaz gömlek ve zarif kıyafetler vardı, elleri ise ince işlere yatkınmışçasına zarifti, elinde tuttuğu deri çantanın içindeki ot ve şişeler onun sağlıkla ilgilendiğini gösteriyordu. Yağmur damlalarının sakalını yıkadığı adam ise kapı gibi omuzlara ve bükük bir boyuna sahipti. Pişmiş, kararm...